Oyunbozan Ralph – İnceleme

13 Flares Twitter 9 Facebook 4 LinkedIn 0 13 Flares ×

Oyunbozan Ralph’i (Wreck it Ralph) izlemek için sinemada yerimizi alıyoruz. Elimizde baş ağrıtan 3D gözlükleri var. Arka sıramda 30’larında bir adam 5 yaşındaki yeğenine söyleniyor: ‘ulan Erkan beni getirdiğin filme bak, çizgi film bu be’. Dönüp ağzının ortasına sağlam bir yumruk atsam mı acaba?

Aslında animasyon filmlerin kaderi bu. Çizgi film tanımı sanırım birileri için küçümsemenin işareti. Salonda yanında çocuk getirmemiş olan tek yetişkin ben ve kız arkadaşım oluyoruz. Biz yetişkin sayılmasakta olur zaten.

Evet kalabalık çocuk ordusuyla film izlemek zor bir iş. Çok gürültü var. Ama çocuklarla takılmanın güzel yanı size de bir rahatlık çöküyor oluşu. En ufak şeylere rahatlıkla gülebiliyorsunuz. Yetişkin olunca ‘güleceğiniz şeyleri bile akıllıca seçmek’ gibi son derece aptalca tavırlara giriyor insan. Neyse filme dönelim…

Aman tanrım, çözünürlüğe bak!

Wreck it Ralph Oyunbozan Ralph Fix it felix in love with Calhoun

Bir atari salonundayız, her şey mükemmel. Onlarca heyecanlı çocuk var içeride. Ama asıl eğlence salon kapandıktan sonra başlıyor. Onlarca oyundaki yüzlerce karakter kablolar üzerinden biraraya gelip bizim görmediğimiz bir dünyada kendi hayatlarını yaşıyorlar. Bilmediğimiz hayatların bildiğimizden de bir farkı yok aslında. Kötü adamlar kötü kabul ediliyor. İyi adamlar ise başarılarını kutluyorlar.

Ralph ise kötü bir karakter olsa da oyunundaki diğer karakterlerle bir takım olduğunu düşünüp yine de onlardan uzak bir yaşam sürüyor. Ancak oyunun 30. yıl kutlamasına davet edilmeyince gerçeğin farkına varıyor. Bu olaydan sonra da kendini diğerlerine kanıtlamaya adıyor. Daha fazla hikayeye girmeye gerek yok sanırım.

Öncelikle filmin genel olay örgüsünün klasik Disney ya da Pixar anlatımı olduğunu kabul etmek lazım. Ekstra bir beklenti içine girmeye gerek yok. Ekstra olarak söylenebilecek tek şey hikaye arasına yerleştirilmiş mükemmel oyun esprileri. Eski piksel tabanlı oyun karakterlerinin yeni yüksek çözünürlüklü oyunlara hayranlığı ya da karakterlerin atari konsolundan dünyaya bakışı buna iyi örnek olabilir. Filmde bunlar gibi onlarca güzel enstantene yakalanmış. Filmi izlerken sizi kurgunun içine çeken de bu gerçekçi bakış açısı oluyor.

Ralph ya da diğer kötü karakterlerin durumunu düşününce de gerçekten bir kaos içinde buluyorsunuz kendinizi. Varlığınızın tek sebebi kötü olmak ve birilerinin sizi sevmemesini sağlamak. Oyuncuların hepsi sizi alt etmek için uğraşıyor. Sonuç olarak kötüsünüz ve kötüler hep kaybeder. Bu arada da iyiler cephesinden bir ters köşe olarak Felix’in her şeyi tamir etme gücü nasıl onun laneti olabilir, buna şahit oluyoruz.

Kötü çocuklar grup terapisinden: “Ben kötüyüm ve bu iyi bir şey. Hiçbir zaman iyi olmayacağım ve bu kötü bir şey değil. Kendim olmayı başkası olmaya yeğlerim.”

oyunbozan ralph, kötü karakterler

Açıkçası filmin fragmanını ilk izlediğimde bende en çok beklenti yaratan şey eski klasik oyun karakterlerini kurguda görmekti. Street Fighter, Sonic ve Pacman’in kötü karakterleri Ralph’in yanında hikayenin içinde olacak diye düşünmüştüm. Ama beklentilerim yersiz çıktı ve bu klasik karakterleri filmin sadece 2-3 dakikasında görebildik. Zaten şimdiki çocukların bu karakterleri tanıma şansı sıfır. Yani bu kötü çocuklar sadece hatırlayanlar için araya konulmuş güzel birer hatıradan ibaret.

Film animasyonu ve yapım tekniği hakkında bir kaç laf etmek isterdim ama söylenecek çok bir şey yok. Filmin için bir çok farklı dünya yaratılmış ve hepsinde de çok başarılı olunduğu kesin. Animasyon detayları yerine yapımdan ilginç bir kaç notu sizlerle paylaşacağım.

• Normal bir Disney animasyonunda 40-60 karakter yaratılırken bu film için 188 aktif karakter kullanılmış.

• Film için M. Bison, Ryu, Ken ve Sonic karakterlerinin gerçek seslendirmenleri çalışmış.

• Yapım ekibi fırın, şeker fabrikası, oyun geliştirme şirketi, kolonya ve tır üretim tesislerini gezerek referans almışlar.

• Disney, Sugar Rush’da yer alan yanardağ ve Hero’s Duty’deki kulelerinin dengesi için ilk defa olarak gerçek mimarlarla çalışmış.

• Fix it Felix Jr., Hero’s Duty ve Sugar Rush bugün gerçekten oynayabileceğiniz oyunlar…

Son sözüm film boyunca yanındaki kızına ‘bak aslında o kötü biri değil, diğeri için böyle yapıyor, değil mi canım bıdı bıdı’ gibi yorum yapan anneye gelsin. Kadın kadın, çocuğu rahat bıraksana sen. O filmi istediği gibi anlasın, yorumlasın. Bırakta kendi kendine bir fikir, bir düşünce geliştirsin çocuk. Çocuğuyla her şeyi konuşan modern anne olucam diye didaktik, sıkıcı bişey olmuşsun sen haberin olsun.

İlginizi çekebilir:

Wreck it Ralph için Londra’da 8bit sokak kuruldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Author

sanat yönetmeni. reklamcı insanı. animasyon bağımlısı. hah-tv yaratıcısı.

One comment

  • Yazınızı okudum ve beğendiğimi söylemek isterim lakin çok basit yazım-imla yanlışları canımı sıkmadı değil.

    Onun haricinde ise severek okudum ve pek çok noktada hak verdim.

    Elinize sağlık:)

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 Flares Twitter 9 Facebook 4 LinkedIn 0 13 Flares ×