Mobil Oyunlarda Başarı

19 Flares Twitter 15 Facebook 4 LinkedIn 0 19 Flares ×

Bu yazıda belli esaslar ile nasıl bağımlılık yapan bir oyun yaratabilirsiniz onu bulmaya çalışacağız. Sonuçta güzel bir oyun yaratmak için iyi bir fikir, güzel grafikler ya da uzun bir serüven yetmez. Önemli olan kullanıcıları oyunun kölesi yapmak, onların günlük yaşamlarının bir parçası olmak ve mümkünse toplantılara gecikmelerini, otobüsü kaçırmalarını falan sağlamak. Bütün bunlar için de belli stratejik planlamalar gerekiyor.
(Mobil oyunlar üzerinden anlatılan bu esaslar facebook oyunları içinde aynı şekilde göze alınmalıdır. )

• Kimse kendini salak hissetmek istemez!

Oyun olsun olmasın bu her konuda böyledir. Yazdığınız bir yazı insanların anlayamayacağı şekildeyse ve onlara kendini salak hissettiriyorsa hiç şansınız yok. Sevilmeyen biri olursunuz. Aynı şekilde çok zor oyunlar kurarsanız, anlamınızı yitirirsiniz. Oyunun bir bölümü mutlaka herkese hitap ediyor olmalıdır. Aradan bir kaç tip çıkıp ‘abi oyun çok kolay yaa’ diyebilir. Moralinizi bozmayın. Siz bir kesimin değil herkesin oyun yapımcısısınız. Oyun tabi ki giderek zorlaşabilir. Buna kimsenin itirazı olmayacaktır. Ancak ilk bölümlerde özellikle ‘training’ kısmında salak biriyle konuşur gibi davranın. Bırakın bazıları o kısımları kolay atlatıp kendilerini daha zeki hissetsinler.
Örnek: ‘Kim Bilir’ oyunu bu mantığa sahip bir uygulama. Belli bir süre içinde 15 soru cevaplamanızı isteyen bu uygulama o kadar çok farklı alandan sorular soruyor ki mutlaka bir yerden konuyu yakalayıp kendinizi akıllı hissedebiliyorsunuz.

• Rekabet aşkı körükler!

iOs’da Game Center her koşulda rekabeti sağlasada açık konuşalım başkalarının kaç puan yaptığını bölüm sonunda görmek gibisi yok. O yüzden global sıralama olsun, haftalık listeler olsun hepsi işe yarar. Tabi en güzeli facebook arkadaşlarını bir araya toplayıp ‘bak bu gerzek bile seni geçti’ demek. Bu sayede oyuncu hırs yapıyor ve daha bağımlı hale geliyor. Önemli olan belli aralıklarla bildirimler göndererek oyuncuya kendinizi hatırlatmanız.

Bildirim örneği olarak :
‘Facebook arkadaşın Ali Tepe haftalık turnuvada seni geçti’ Kim Bilir
‘Hey iskoçyalı, bir haftadır oynamadın gel ve oyna’  BraveSmart
‘Beni başka uygulamalarla mı aldatıyorsun’ Simpsons (bu bildirim Homer Simpson’un sesiyle geliyor)
Örnek: Bu konuda belirli bir örnek vermeye çok gerek yok. İlle de örnek isteyenler için: Subway Surfers diyebiliriz.

• Küçük dozda eğlence ile müptelalar yaratın.

Bu çok kullanılan bir yöntem değil ancak etkili olduğu kesin. Oyuncuya oynaması için 5 hak veriyorsunuz. Bu hakları dolduran oyuncu tekrar oynabilmek için yarım saat bir saat arası bekliyor. Süre dolunca tekrar oynamaya hak kazanılıyor. Sonuç olarak oyuncu oynamaya hiçbir zaman doyamıyor. Oyundan sıkılma süresi de normale göre çok daha uzun oluyor. Bu tekniğe ‘kursağında bırakma yöntemi’ de diyebiliriz.

Buna benzer başka bir yöntemde ödüllendirme sistemi. Oyunu her gün oynamasına karşılık, oyuncuya belirli bir kredi veriyorsunuz. Bu sayede oyuncu uygulamayı her gün kullanma zorunluluğu hissediyor.
Örnek: ‘Diamond Dash’ oyununu deneyenler bilir. 5 dk içinde biten haklarınız yüzünden sinir krizine girip yarım saat beklememek için facebook arkadaşlarınızdan can istemeye başlıyorsunuz.

• Oyuncu dediğin emir almayı sever!

100 level’dan oluşan bir oyun hazırladınız ancak oyuncuların aynı bölümleri tekrar tekrar oynamasını istiyorsunuz. İşte bu yöntem uygulamanızın oynanma süresini uzatmaya yarıyor. Oyuncuya ‘missions’ ya da ‘objectives’ adı altında görevler veriyorsunuz. Bu görevler ‘her bölümden 3 yıldız al’, ‘toplam 50.000 puan topla’ veya ‘zangief’i 15 kere yen’ şeklinde olabilir. Emri alan oyuncu neden aynı şeyleri tekrar tekrar yapıyorum diye düşünmeden göreve atlayacaktır. Bu görevler karşısında 3-5 kredi vererek oyuncunuzu mutlu edin. Unutmayın kredi sistemini siz yarattınız. Cimri davranmayın.
Örnek: ‘Nautilus – The Submarine’ oyununda hiç bir seviyenin bir önceki seviyeden farkı yokken oyun sadece verdiği görevlerle anlam kazanıyor.

• Paragöz olduğunuzu hissettirmeyin!

Gerçek hayatta kimse varyemez amcaları sevmez. Bu yüzden ödeme konusunda net olun. Uygulama ya tamamen ücretli ya da ücretsiz olsun. Bu alandaki bir alternatif de ücretsiz uygulamanızın içine ‘isteğe bağlı’ satın alınabilecek öğeler yerleştirin. Bu sayede üşengeç oyuncular oyundaki belli görevleri yapmadan gerekli krediyi satın alarak ileri gidebilsinler. Buradaki önemli nokta 2 level oynatıp sonra ver kredi kartını dememek çünkü oyuncunun siniri bozarsınız. Buda oyun yapımcısı için üç büyük günahtan biridir.
Örnek: Shufflepuck Cantina bu sistemi iyi planlamış uygulamalardan biri. Oyunu hiç kredi satın almadan da tamamlama şansınız var. Ama ben ilk dakikadan herşeye sahip olmak istiyorum diyenler içinde store bölümünde krediler satışta. Bu konudaki bir başka iyi örnekte Kelime Avı. Oyun 90 saniyelik periyodlardan oluşuyor. Normal kullanıcılar için oyun 10 sn. erken bitiyor. Oyunu oynarken bir süre sonra başarısızlığınızın bütün sebebi olarak o 10 saniyeyi görüyorsunuz. Ve sonuç olarak pro üyelik için adım atıyorsunuz.

5 stratejik adımda başarılı bir uygulama yaratmanın formülünü sizlerle paylaştık. Yöntemler hakkındaki yorumlarınızı aşağıdaki formdan bizlerle paylaşabilirsiniz.

(Yazıdaki ara başlıklar ister istemez kadın dergilerindeki ‘erkeğinizi nasıl elde edersiniz’ konseptine döndüğü için özür diliyoruz)

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Author

sanat yönetmeni. reklamcı insanı. animasyon bağımlısı. hah-tv yaratıcısı.

5 comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 Flares Twitter 15 Facebook 4 LinkedIn 0 19 Flares ×